//
Arşiv

Şizofrengi

This category contains 25 posts

RADİKAL TERAPİST (Manifesto)

(Claude Steiner editörlüğünde çıkan Radikal Terapist kitabının aynı başlıklı bölümünün Şizofrengi’de (1993; 9: 6-9) yayımlanmış çevirisidir. O dönemin ruhuna uygun bir yazıydı; çeviri de acemilik zamanlarıma denk geldi. )

 

Terapi güncel uygulamaları sürdürmek ve haklılaştırmakla uğraşırken, yaşamı bütün insanlar için anlamlı kılmaya çalışan eylemlerden kaçıyor. Bütün bunlar bir sır değil. Terapi alanının ister içinde olsun, ister dışında; birçok insan durumun katlanılmaz olduğunda hemfikir. Öyleyse bu durum neden sürüyor?

radical therapist cover

Savaş ırkçılık ve toplumsal çalkantıyla kıvranan bir toplumun göbeğinde, terapi, bir şey olmamış gibi işine devam ediyor. Terapistler de toplumsal değişmeye genellikle kuşkuyla bakıyor ve değişim yönünde zorlayanları “rahatsız” diye yaftalıyorlar. Terapi güncel uygulamaları sürdürmek ve haklılaştırmakla uğraşırken, yaşamı bütün insanlar için anlamlı kılmaya çalışan eylemlerden kaçıyor. Bütün bunlar bir sır değil. Terapi alanının ister içinde olsun, ister dışında; birçok insan durumun katlanılmaz olduğunda hemfikir. Öyleyse bu durum neden sürüyor?

şizofrengi 9 kapak

Terapi anlayışlarımızın modası geçmiştir, seçkinci, erkek-merkezli ve saplantılıdır. Uygulama biçimlerimiz ayrımcı ve sömürücüdür. Çoğunlukla eski, pek sorgulanmayan kavramlara sarılarak çevremizdeki toplumdan soyutlanıyor ve statükoya destek oluyoruz. Ve bunu çok başarılı bir şekilde yapabiliyoruz. Bu toplumda terapist güvenlidir; neredeyse halkın tepesinde yaşar. Toplumun geri kalanı şiddet ve savaştan acı çekerken, o, paralı kolaylıklardan, nüfuz ve prestijden yararlanır. Diğerleri sokaklarda ölürken, o, arsa ve yat satın alır. Kişinin içindeki güçleri çözümlemekte usta olabilir, ama genellikle içinde yaşadığı geniş toplumu denetleyen güçlerden habersizdir. Bu durum sergilenmeli ve aydınlatılmalıdır.

Okumaya devam et

PSİKOTERAPİNİN FENOMENOLOJİSİ

(Şizofrengi 1996; 22: 19-25)

Makalenin aslı: Varghese FT: The phenomenology of psychiatry. Am J Psychother 1988; 42(3): 389-403

Temelde bilinçli yaşantının doğasını açığa çıkarmakla uğraşan fenomenoloji, psikiyatri­de, ruhsal belirtilerin ayrıntılarını hastala­rın betimlediği gibi anlamak demektir. Çoğu psikiyatriste göre fenomenoloji, betimleyici psikopatoloji ile eş anlamlı­dır; psikiyatristin, hastanın bazı belirtileri nasıl yaşadığını anlama sürecinin altında yatan felsefî ilkeler pek önemsenmez. Fenomenolojik yöntemin psikoterapötik sonuçlarına daha da az dikkat edilir.

Şizofrengi 22 kapak

Ruhsal hastalık yaşantısının doğasını açıklayacak bir yöntembilim geliştirmeye çalışırken fenomenolojiyi psikiyatriye so­kan Jaspers’in en büyük katkısı, belirtileri, bu belirtilerin içeriklerinden çok, hasta­nın onları yaşama biçimine göre ayırt et­mekti. Okumaya devam et

Metapsikiyatri Gereksinimi. Psikiyatri Felsefesinden Kimi Temalar: Kısa bir Gözden Geçirme

(Şizofrengi 1997: 26: 21-25)

Makalenin aslı: Rosenberg R. Some themes from the philosophy of psychiatry: a short review. Acta Psychiatrica Scandinavica 1991; 84(5): 408-12

METAPSİKİYATRİ GEREKSİNİMİ

Bir çok genç psikiyatrist için gündelik klinik uygulamalar­daki sorunlar neredeyse teknik ya da adlî sorunlarla eştir.

Profesyonel eğitimlerinin temel bir öğesi olarak sürekli bir şekilde akademik disiplinin (psikiyatrinin) son gösterge­leri olan kuramsal ve teknik beceriler edinirler. Modern psi­kiyatrist için geniş bir yelpaze içindeki tıbbî ve psikolojik alanlar üzerine (dahiliye, nöroloji, psikofarmakoloji, nöro­patoloji ve çeşitli psikoterapi biçimleri gibi) sıkı bilimsel bir temel bir zorunluluktur.

Şizofrengi 26 kapakÖzellikle önemli bir alan da hastaneye (istemsiz) yatırma ve tedaviyle ilişkili olan yasal konulardır. Bu yüzden, tıbbî bir disiplin olarak psikiyatrinin toplumsal gerçeklikle ve toplumun talepleriyle güçlü bağlantıları vardır. Okumaya devam et

PSİKİYATRİNİN BİYOMEDİKALİZASYONU

(Şizofrengi 1996; 23: 29-34)

Makalenin aslı: Cohen CI. The Biomedicalization of Psychiatry: A Critical Overview. Community Mental Health Journal 29: 1993: 509-521

GİRİŞ

Psikiyatride biyomedikal modelin yük­selişini en iyi gösteren olgu, Amerikan Psikiyatri Birliği’nin (APA) 1992 yılı top­lantısında Yeni Araştırmalar Oturumla­rı’nda sunulan 627 makaleden % 86’sının biyomedikal yönelimli olmasıdır (APA, 1992). “Genç araştırmacılar” tarafından sunulan 227 makaleden % 88’inin biyo­medikal m

şizofrengi 23 kapak

erkezli olması, psikiyatrinin geleceği konusunda özellikle bir fikir vermektedir. Gerçekten de, bugün ne­redeyse bütün psikiyatri departmanları biyomedikal araştırmalara katılan kişilerce yönetilmektedir, oysa otuz yıl önce bu mevkilerde büyük oranda psikana­listler bulunuyordu (Bader, 1992).

Elbette zihinsel bozuklukların biyolojik te­mellerini araştırmak özünde yanlış bir şey değildir. İnsanlar biyolojik yaratıklar­dır ve açıktır ki -normal ya da anormal- ­bütün insan davranışlarında biyolojik faktörlerin etkisini kabul etmek gerekir. Burada ilgilendiğim şey, biyolojik indir­gemeciliğe yönelik son eğilimlerdir; yani bir kaç düzeyde (örneğin, toplumsal ve psikolojik düzeyde) ortaya çıkan fenomenlerin tek bir düzeyde (biyolojik) açıklanmaya çalışılmasıdır.

Okumaya devam et

ARTAUD’YA GÖRE VAN GOGH

(Şizofrengi 1992; 1: 23-24)

(Phil Brown’un Marxist Psychology‘sinden bir başlığın Şizofrengi’de (sayı 1; 1992: 23-24) yayımlanmış çevirisidir. O dönemin ruhuna uygun bir yazıydı; çeviri de acemilik zamanlarıma denk geldi.  Son cümlesi Şizofrengi’nin mottosu oldu.)

“Herşey bir yana, kendi kendine intihar edilmez”

Artaud, Van Gogh’a yapılanlara ilişkin düşüncesini anlatmak için “Van Gogh: Toplumun lntihar Ettiği Adam”ı yazmıştı. Radikal gerçeküstücü deliliğe teslim olm

şizofrengi 1 kapak

uştu, çünkü düşman oydu. “Düz dünya”yı yabansılayan yeni bir dünya için savaşan Artaud, kendisinin, Van Gogh’un ve türdeşlerinin (türdeşlerimizin?) deha olmanın acısını çektiklerini düşünüyordu.

“Bu yüzdendir ki kokuşmuş toplum, önsezi yeteneklerinden rahatsız olduğu kimi üstün aydınlanışların sorgulamalarından korunmak için psikiyatriyi icat etti.”

Toplum, herkesin yaşamında karşılaşabileceği bu üstün aydınlanışlardan dolayı şaşırmış ve canlıydı.

Okumaya devam et

İletişim

+905452275336

Kategoriler

Blogdaki Yazıların ve Görsellerin Yasal Kullanımı Hakkında

© Hakan Atalay ve hakanatalay.wordpress.com. 2011-2019.

Bu malzemenin bir açıklamada bulunmadan ve yazardan yazılı izin almadan yetkisizce kullanılması ve/veya çoğaltılması yasaktır. Özgün içeriğe uygun ve özgül bir yönlendirme yapılması, [Hakan Atalay]ın ve [hakanatalay.wordpres.com]un tam ve açık kaynak gösterilmesi hallerinde alıntılar ve bağlantılar kullanılabilir.

Akbank Sanat'ta Yapay Zeka ve Aşk üzerine panel.
FB TV'de Depresyon üzerine söyleşi.
Follow Psikiyatri ve Kültür on WordPress.com