//
Sinirbilim

İnsan Sosyal Davranışlarının Bilişsel Sinirbilimi

Makalenin aslı: Adolphs R. Cognitive Neuroscience of Human Social Behavior. Nature Reviews – Neuroscience ; 4: 165-178

Sosyal davranışın bilişsel sinirbilimini incelemek üzere yeni bir alan ortaya çıktı. Sosyal davranışa yönelik iki farklı yaklaşımın zor evliliğinden çıkan yeni bir alan: bir yanda sosyobiyoloji ve evrimsel psikoloji, öte yanda sosyal psikoloji… Biri sosyal davranışın incelenmesini etolojik olarak ele alırken, öteki insan davranışlarının biricikliğini vurgular.

Bu iki yaklaşımın çatışması gerekmez. Sinirbilim sosyal davranışlara yönelik biyolojik ve psikolojik yaklaşımlar arasında bir uzlaşma önerir. Sinirsel düzenleme (regulation) hem doğuştan gelen otomatik ve bilişsel açıdan nüfuz edilemez (impenetrable) mekanizmaları, hem de kendi kendine düzenleme (self-regulation) dahil, edinilmiş, bağlamsal ve iradi yönleri yansıtır. İlk kategoriyi diğer hayvanlarla paylaşırız, onlardan kısmen ikinci kategorideki özelliklerin daha fazla incelmesiyle (elaboration) ayırt edilebiliriz.

Sosyal biliş ve duygu

Sosyal biliş nedir? Eğer sosyal-olan her yerdeyse, bilişin tüm yönlerini sosyal-olanın içine alma sorunuyla karşılaşırız. Eğer sosyal biliş özel bir şeyse, bunun neden ve nasıl olduğunu açıklamamız gerekir. Pratikte sosyal beyin bilimi aslında bilişin kısıtlı bir alanı olarak şekillenmiştir. Çalışmaların büyük bir kısmı güdülenme ve duyguyla ilgili etkenleri vurgular. Bilişin (örneğin, dil gibi) diğer yönleri sosyal davranışın düzenlenmesine önemli oranda katkıda bulunsa da, duygunun ayrıcalıklı bir konumda durduğuna dair bir sezgi mevcuttur. Bu sezginin dayanakları diğer türlere ve insan yavrularına dair gözlemlerimizdedir. Bu türlerin sosyal davranışları duyguya sıkıca bağlıymış gibi görünmektedir. Fakat bu sezginin işlevsel bir açıklaması da vardır.  Duygular karmaşık dinamik bir ortamda homeostazisi eşgüdümleyen durumlar olarak düşünülebilirler. Çevrenin bir yönü de sosyal-olan olduğuna göre, duygular sosyal davranışın düzenlenmesine de katılacaklardır. Aslında bir duygu sınıfı (sosyal ya da MORAL DUYGULAR) özgül olarak bu yeteneğin hizmetindedirler ve muhtemelen özgeci yardımlaşma ve cezalandırma davranışlarına rehberlik ederler.

Sosyal Davranışta Rol Alan Süreçler ve Beyin Yapıları
(Çevrilmiş olan makaleden alınmıştır.)

Duyguların işlenmesinde önemli oldukları gösterilmiş olan çoğu yapının, sosyal davranış için de önemli oldukları ortaya çıkmıştır:

  1. Yüksek düzey duysal kortekslerdeki spesifik bölgeler
  2. Amigdala, ventral striatum (VS) ve orbitofrontal korteks (OFK)
  3. Sol prefrontal, sağ parietal ve öne ve arka singulat korteksler gibi ek kortikal bölgeler.

Bu üç grup bölgeyi üç farklı süreç kümesiyle ilişkilendirmek olasıdır:

  • Yüksek-düzey duysal korteksler – Uyaranların ve onların bileşen özelliklerinin algısal temsilinde rol alırlar.
  • Amigdala, striatum ve OFK – Bu algısal temsilin duygusal yanıt, bilişsel işleme ve davranışsal güdülenmeyle birleştirilmesine (associate) aracılık ederler.
  • Yüksek kortikal işlevler daha sonra sosyal çevrenin içsel bir modelinin (diğer insanların temsili, biriyle sosyal ilişkiler, sosyal bir grup bağlamında eylemlerinin değeri) inşasında rol alırlar.

Bu üç süreç kümesi, etkileşimleri karmaşık olmakla birlikte, birbiri üzerinde inşa edilirler.

Devamını oku: Sinirbilim

Tartışma

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum bırakın

İletişim

+905452275336

Blogdaki Yazıların ve Görsellerin Yasal Kullanımı Hakkında

© Hakan Atalay ve hakanatalay.wordpress.com. 2011-2019.

Bu malzemenin bir açıklamada bulunmadan ve yazardan yazılı izin almadan yetkisizce kullanılması ve/veya çoğaltılması yasaktır. Özgün içeriğe uygun ve özgül bir yönlendirme yapılması, [Hakan Atalay]ın ve [hakanatalay.wordpres.com]un tam ve açık kaynak gösterilmesi hallerinde alıntılar ve bağlantılar kullanılabilir.

Akbank Sanat'ta Yapay Zeka ve Aşk üzerine panel.
FB TV'de Depresyon üzerine söyleşi.
Follow Psikiyatri ve Kültür on WordPress.com